
Malatya’da yayla sezonunun başlamasıyla birlikte yetiştiriciler sürülerini meralara çıkarmaya başladı. Arguvanlı yetiştirici Muharrem Koç, sağım çobanlarına aylık 150 bin lira maaş vermelerine rağmen çalışan bulmakta zorlandıklarını belirtirken, gençlerin tarım ve hayvancılığa yönlendirilmesi çağrısında bulundu.
Malatya’da küçükbaş hayvancılıkla uğraşan üreticiler, Kurban Bayramı’nın ardından yaylalara çıkmaya başladı. Yaz boyunca yüksek rakımlı yaylalarda kalacak olan yetiştiriciler, hem hayvanlarının bakımını yapacak hem de süt üretimini sürdürecek.
Malatya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı İhsan Akın, yaylacılığın bölge hayvancılığı açısından büyük önem taşıdığını belirterek yetiştiricilerin zorlu bir sürece girdiğini söyledi.
“Yetiştiricilerimiz zorlu bir yolculuğun ardından yaylalara ulaşıyor”
Yetiştiricilerin bayram sonrası yaylalara çıkmaya başladığını ifade eden Akın, “Şu anda yetiştiricilerimiz yaylalara çıkmaya başladı. Yaklaşık 3-4 gündür bu hareketlilik devam ediyor. Tabii bu süreç dışarıdan bakıldığı kadar kolay değil. Yetiştiricilerimiz kamyonlarını ayarlıyor, çadırlarını, erzaklarını, yemlerini, günlük yaşamda ihtiyaç duyacakları tüm malzemeleri araçlarına yüklüyor ve kilometrelerce uzaklıktaki yaylalara doğru yola çıkıyor. Örnek yetiştiricilerimizden Muharrem Koç da bunlardan biri. Sarıçiçek Yaylası’na çıkmak için günler öncesinden hazırlıklarını tamamladı. Çünkü yaylada geçirilecek aylar boyunca ihtiyaç duyulacak her şeyin önceden planlanması gerekiyor” dedi.
Yetiştiricilerin en büyük sorunlarından birinin yol güzergahları olduğunu belirten Akın, “Özellikle hayvanların yaya olarak sevk edildiği güzergahlarda ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Kış mevsiminin ardından bazı yayla yolları açılmadığı için yetiştiricilerimiz büyük zorluklarla karşılaşıyor. Bazı bölgelerde araç geçemediği için malzemeler hayvan sırtında taşınmak zorunda kalıyor. Bu da hem zaman kaybına hem de ek maliyetlere neden oluyor. Yerel yöneticilerimizden beklentimiz, yayla sezonu başlamadan önce bu yolların bakım ve açma çalışmalarını tamamlamalarıdır” ifadelerini kullandı.
“Gece gündüz yollarda olan çobanlarımızın güvenliği önemli”
Birlik olarak üreticilere çeşitli ekipman destekleri sağladıklarını belirten Akın, “Yetiştiricilerimizin güvenliği bizim için çok önemli. Geçmiş yıllarda el feneri, çoban çantası ve fosforlu yelek gibi ekipmanlar dağıttık. Çünkü çobanlarımız ve yetiştiricilerimiz zaman zaman gece yolculuk yapmak zorunda kalıyor. Hayvan sevkleri sırasında görünür olmak hayati önem taşıyor. Bu nedenle güvenlik tedbirlerinin artırılması gerekiyor” diye konuştu.
Yayla sezonunun aylarca sürdüğünü belirten Akın, “Yetiştiricilerimiz yaklaşık ekim ayının sonuna kadar yaylalarda kalıyor. Bu süreçte sadece hayvanlarını otlatmıyorlar. Aynı zamanda sağım yapıyorlar, sürü yönetimi gerçekleştiriyorlar, hayvanların sağlık kontrollerini takip ediyorlar. Aslında yaylada geçirilen her gün yoğun bir emek ve fedakarlık gerektiriyor. Bu nedenle toplum olarak üreticilerimizin yanında olmamız gerekiyor” dedi.
“Hayvan ticaretinde dikkatli olunmalı”
Son yıllarda üreticilerin ticari mağduriyetler yaşadığını belirten Akın, “Özellikle hayvan satışlarında yetiştiricilerimizin çok dikkatli olmasını istiyoruz. Son yıllarda vadeli verilen hayvanların ücretlerinin tahsil edilememesi nedeniyle ciddi mağduriyetler yaşandı. Bazı yetiştiricilerimiz emeklerinin karşılığını alamadı. Bu nedenle alışverişlerde daha dikkatli olunmasını tavsiye ediyoruz. Üreticilerimizin kazandığı her kuruş çok kıymetlidir” şeklinde konuştu.
“TKDK desteğiyle işletmemizi büyüttük”
Arguvan’ın Gümüşlü Mahallesi’nde küçükbaş hayvancılık yapan Muharrem Koç ise yayla hazırlıklarını tamamlayarak sezonu açtıklarını söyledi.
TKDK desteklerinin işletmesinin büyümesinde önemli rol oynadığını belirten Koç, “Ben kırsal kalkınma ve TKDK destek programlarından faydalanarak işletmemi büyüttüm. İlk başlarda çok küçük bir işletmeydik. Babamın yaklaşık 50 baş küçükbaş hayvanı vardı. Kendisi de farklı işletmelerde çobanlık yaparak geçimini sağlıyordu. Ben genç yaşlarda bu işi devraldım ve projeler hazırlayarak desteklerden yararlandım. Ağıl projelerimizi hazırladık, yatırımlar yaptık ve zaman içerisinde sürümüzü büyüttük” dedi.
“50 baş hayvandan 6 bin hayvana ulaştık”
Yaklaşık 6 yılda büyük bir büyüme yakaladıklarını anlatan Koç, “50 baş hayvanla başladığımız bu yolculukta bugün anaç hayvan sayımız 3 bin ila 3 bin 500 arasında değişiyor. Kuzularla birlikte toplam hayvan sayımız 5 bin ila 6 bine ulaşıyor. Bu başarı bir anda olmadı. Büyük emek verdik. Gece gündüz çalıştık. Hayvancılığı profesyonel bir şekilde yürütmeye gayret ettik. Bugün geldiğimiz noktada hem üretim yapıyoruz hem de istihdam sağlıyoruz” diye konuştu.
“10 kişiye istihdam sağlıyoruz”
İşletmesinde çok sayıda kişinin çalıştığını belirten Koç, “Şu anda işletmemizde yaklaşık 10 çalışan bulunuyor. Sağım yapan ekiplerimiz var, sürüyle ilgilenen ekiplerimiz var. Yaylaya çıkacak personellerimiz ayrı, işletmede kalacak personellerimiz ayrı görev yapıyor. Hayvancılık sadece hayvan otlatmaktan ibaret değil. Çok ciddi bir organizasyon ve ekip çalışması gerektiriyor” ifadelerini kullandı.
“Bir çobanın maaşı birçok meslekten daha yüksek”
Sektörde yaşanan en büyük sorunun iş gücü eksikliği olduğunu vurgulayan Koç, “Gençlerimiz köylerden şehirlere göç ediyor. Bu nedenle yetişmiş çoban bulmakta büyük sıkıntı yaşıyoruz. İnsanlar çobanlığı küçümsüyor ama aslında durum öyle değil. Bugün benim işletmemde çalışan sağım çobanlarının maaşı 150 bin liraya kadar çıkıyor. Yabancı çalışanlarımızın maaşı ise 100 bin liranın üzerinde. Buna rağmen çalışan bulmakta zorlanıyoruz. Gençlerimizin tarım ve hayvancılığa yönelmesini istiyoruz. Bu sektör hem ülke ekonomisine katkı sağlıyor hem de ciddi gelir imkanı sunuyor” dedi.
“Yaylalarda elektrik ve su sorunu çözülmeli”
Yaylalarda temel altyapı eksikliklerinin devam ettiğini belirten Koç, “Yaylacılık faaliyetlerinde en büyük ihtiyaçlarımızın başında elektrik ve su geliyor. Bu konuda eksiklerimiz var. İlgili kurumlarımızın bu sorunlara çözüm üretmesini bekliyoruz. Eğer gençlerimizi üretime yönlendirmek istiyorsak, onların çalışma şartlarını iyileştirmemiz gerekiyor. Biz üretmeye devam ediyoruz ancak üreticinin önünün açılması için daha fazla desteğe ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

